Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ICE’nin Muhabirlere Saldırısı Tepki Çekti: Basın Özgürlüğü ve Medeni Haklar Grupları Kınadı

NEW YORK – Basın özgürlüğü ve medeni haklar örgütleri, Manhattan’daki göçmenlik mahkemesinde görev yapan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) memurlarının gazetecilere saldırmasını sert şekilde kınadı. Olayda, aralarında Amerikalı ve Türk basın mensubu L. Vural Elibol’nda aralarında bulunduğu gazeteciler yaralandı.

NEW YORK – Basın özgürlüğü ve medeni haklar örgütleri, Manhattan’daki

Hasan Çelik/Türk USA News

NEW YORK – Basın özgürlüğü ve medeni haklar örgütleri, Manhattan’daki göçmenlik mahkemesinde görev yapan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) memurlarının gazetecilere saldırmasını sert şekilde kınadı. Olayda, aralarında Amerikalı ve Türk basın mensubu L. Vural Elibol’nda aralarında bulunduğu gazeteciler yaralandı.

Salı günü Aşağı Manhattan’daki 26 Federal Plaza’da, bir göçmenin gözaltına alınmasını görüntülemeye çalışan basın mensupları ICE görevlilerinin müdahalesiyle karşılaştı. Associated Press muhabiri Olga Fedorova ve amNewYork Polis Bürosu Şefi Dean Moses itilerek darp edildi. Anadolu Ajansı kameramanı L. Vural Elibol ise yere düşerek yaralandı ve hastaneye kaldırıldı.

‘Basın özgürlüğüne açık saldırı’

Ulusal Basın Fotoğrafçıları Derneği (NPPA), olayı “basın özgürlüğüne açık bir saldırı” olarak nitelendirdi. NPPA Genel Danışmanı Mickey H. Osterreicher, “ICE, kendi politikasını ihlal ettiği ve gazetecilerin Birinci Değişiklik haklarını çiğnediği için hesap vermelidir. Daha azı, dünyadaki gazetecilere ürkütücü bir mesaj verir” ifadelerini kullandı.

PEN America da saldırıyı “endişe verici bir eğilimin parçası” olarak tanımladı. Program Direktörü Tim Richardson, olayın “hem gazetecilerin güvenliğini hem de halkın bilgi edinme hakkını ciddi şekilde tehlikeye attığını” söyledi.

ICE savunmada, tanıklar reddediyor

İç Güvenlik Bakanlığı Sözcüsü Tricia McLaughlin, görevlilerin “Peru’dan gelen yasadışı bir göçmeni” gözaltına almaya çalışırken basın mensupları tarafından kuşatıldığını öne sürdü. Ancak Moses, “Kimse müdahale etmedi. ICE ajanlarının işini engelleyen bir basın mensubu yoktu” diyerek bu iddiaları reddetti.

Hak örgütlerinden tepki

New York Sivil Özgürlükler Birliği (NYCLU), yaşananları “göçmen topluluklarına ve basına yönelik kasıtlı saldırı” olarak nitelendirdi. NYCLU’dan Amy Belsher, “Birinci Anayasa Değişikliği, ICE’nin uygulamalarını gözlemleme ve raporlama hakkı verir. Bu kötü muamele normalleştirilemez” dedi.

Basın Özgürlüğü Vakfı da son dönemde gazetecilere yönelik benzer olaylara dikkat çekti. Vakıf Savunuculuk Direktör Yardımcısı Adam Rose, “Gazetecilere saldırmak hukuka aykırı, anayasaya aykırı ve Amerikan değerlerine aykırıdır. Bu sadece basına değil, herkese zarar verir” diye konuştu.

Gazetecilere yönelik baskı artıyor

Son aylarda, ICE’nin Federal Plaza’daki uygulamaları sırasında gazetecilerin defalarca tehdit edildiği ve tacize uğradığı bildirildi. Haziran ayında maskeli görevlilerin basın kartlarının fotoğraflarını çektiği, bir muhabiri çevreleyerek alaycı özçekimler yaptığı ortaya çıkmıştı.

Hak savunucuları, olayların federal kolluk kuvvetlerinde hesap verebilirlik ve disiplin eksikliğini gözler önüne serdiğini vurguladı. Rose, “Yetkililer açıkça bunun yanlış olduğunu belirtmeli ve sorumlular cezai yaptırımlarla yüzleşmeli. Bu tür suistimaller sadece rozetleri lekeliyor ve kolluk kuvvetleri için işleri daha tehlikeli hale getiriyor” dedi.