Hasan Çelik / TÜRK USA NEWS
NEW YORK – Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun yıllık üst düzey görüşmeleri, dünya liderlerinin uluslararası topluma doğrudan seslendiği en önemli diplomasi platformlarından biri olmayı sürdürüyor. Uzun yıllardır BM kürsüsünde yer alan liderler arasında Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dikkat çekiyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026 yılında gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu görüşmeleri kapsamında yaptığı konuşmayla BM Genel Kurulu’na 16’ncı kez hitap etti. Erdoğan’ın BM Genel Kurulu serüveni başbakan olduğu dönemde, 2005 yılında düzenlenen 60. Genel Kurul ile başladı.
Erdoğan, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı dönemlerinde yaptığı konuşmalarda Türkiye’nin dış politikası, Birleşmiş Milletler’in yapısının reforme edilmesi, küresel adalet, terörle mücadele, mülteci sorunları, Suriye, Ukrayna ve özellikle Filistin meselesi gibi başlıklara ağırlık verdi.
ERDOĞAN 2026’DA 16’NCI KEZ KÜRSÜDEYDİ
Erdoğan, 22 Eylül 2026’da BM Genel Kurulu’na yaptığı son konuşmasında da uluslararası sistemin işleyişini ve Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısını ele aldı. BM’nin günümüzde yaşanan krizler karşısında etkinliğinin tartışıldığını belirten Erdoğan, konuşmasında Filistin başta olmak üzere dünyadaki çatışma bölgelerine geniş yer ayırdı.
Erdoğan’ın BM kürsüsündeki konuşmaları, Türkiye’nin uluslararası sisteme ilişkin görüşlerini dünya kamuoyuna aktardığı başlıca platformlardan biri haline geldi.

MAHMUD ABBAS DA BM KÜRSÜSÜNÜN EN TECRÜBELİ İSİMLERİNDEN
Filistin lideri Mahmud Abbas da uzun yıllardır BM Genel Kurulu’nda Filistin’i temsil eden en önemli siyasi isim olarak öne çıkıyor.
Abbas’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmalarının merkezinde Filistin devletinin tanınması, İsrail-Filistin çatışması, iki devletli çözüm, Doğu Kudüs, Batı Şeria, Gazze ve Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkı gibi konular bulunuyor.
Abbas’ın BM kürsüsündeki en önemli çıkışlarından biri 2011 yılında gerçekleşti. Filistin lideri o yıl BM üyeliği için resmi başvuruda bulunacağını açıklayarak Filistin meselesini uluslararası diplomasinin merkezine taşıdı.
2025’TE NEW YORK’A GELEMEDİ, VİDEO İLE KONUŞTU
Mahmud Abbas’ın BM Genel Kurulu hitaplarından biri ise alışılmışın dışında gerçekleşti.
2025 yılında ABD yönetiminin Abbas ve bazı Filistinli yetkililere vize vermemesi üzerine BM Genel Kurulu, Abbas’ın toplantıya video bağlantısıyla katılarak konuşmasına izin verdi. Genel Kurul’da bu yöndeki karar 145 ülkenin desteğiyle kabul edildi. Böylece Abbas New York’taki Genel Kurul salonunda fiziken bulunamamasına rağmen dünya liderlerine uzaktan seslendi.
Abbas’ın yüz yüze ve video bağlantısıyla yaptığı konuşmalar birlikte değerlendirildiğinde, BM Genel Kurulu’na 19 kez hitap ettiği belirtiliyor.

ABBAS 19, ERDOĞAN 16
Böylece iki lider, uzun yıllara yayılan görev süreleri boyunca BM Genel Kurulu kürsüsünü en sık kullanan günümüz siyasi liderleri arasında yer aldı.
Mahmud Abbas: 19 hitap
Recep Tayyip Erdoğan: 16 hitap
Erdoğan’ın 16’ncı konuşması 2026 yılında BM 81. Genel Kurulu’nda gerçekleşirken, ilk Genel Kurul konuşması 2005 yılında başbakanlığı döneminde yapıldı.
İKİ LİDERİN BM GÜNDEMİNDE FİLİSTİN ORTAK NOKTA
Erdoğan ile Abbas’ın BM Genel Kurulu konuşmalarında öne çıkan ortak başlıklardan biri Filistin meselesi oldu.
Abbas yıllardır Filistin devletinin tanınması ve Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını savunan mesajlarını BM kürsüsünden dile getirirken, Erdoğan da özellikle son yıllardaki konuşmalarında Filistin ve Gazze konularına geniş yer ayırdı.
BM kayıtları, Abbas’ın geçmiş yıllardaki Genel Kurul konuşmalarında iki devletli çözüm, Doğu Kudüs ve Filistin devletinin uluslararası statüsünü sürekli gündeme getirdiğini gösteriyor.
Erdoğan ise 2026’daki 16’ncı Genel Kurul konuşmasıyla, 20 yılı aşkın bir döneme yayılan BM Genel Kurulu hitaplarına bir yenisini daha ekledi.
NOT: Abbas’ın 19, Erdoğan’ın 16 hitabı güncel haberlerde ve konuşma kayıtlarında kullanılan toplamlar olmakla birlikte, “BM’nin 1945’teki kuruluşundan bu yana Genel Kurul’a en fazla hitap eden iki devlet başkanı” şeklinde kesin bir tarihsel sıralamayı doğrulayan kapsamlı bir BM istatistik tablosuna ulaşılamadığı için bu ifade haberde kesin sıralama olarak kullanılmamıştır.
