Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Hasan ÇELİK
Hasan ÇELİK

POLİS O KAPILARI ÇALMADAN BU ÖFKE DİNMEZ!

 

Türkiye’de kamuoyuna yansıyan fon tartışmalarından sonra milletin öfkesini hâlâ anlamayanlara sesleniyorum:

Bu mesele birkaç açıklamayla kapanmaz!

“Ucu kime giderse gitsin” diyerek hamaset yapmakla hiç kapanmaz!

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında kamuoyuna yansıyan iddialar varsa araştırılacak.

Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın adı bu tartışmalarda geçiyorsa açıklığa kavuşturulacak.

Nihat Zeybekci hakkında sorular varsa cevaplandırılacak.

Kimsenin siyasi geçmişi, makamı, soyadı veya Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlığı dokunulmazlık zırhı değildir.

Ucu kime giderse gitsin diyorsunuz ya…

Hadi o zaman!

Gitsin!

Nereye gidiyorsa sonuna kadar gitsin!

Ama milletin karşısına çıkıp “ucu kime giderse gitsin” dedikten sonra dosyanın ucunu hiçbir yere götürmüyorsanız, insanların aklıyla alay etmeyin.

“ERDOĞAN’A OPERASYON” MASALINI BIRAKIN!

Birileri de çıkmış yaşananları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik bir operasyon olarak anlatıyor.

Yeter artık!

Her olayda aynı cümle:

“Erdoğan’a operasyon çekiliyor.”

Kim çekiyor kardeşim bu operasyonu?

Kim?

Hangi dış güç?

Hangi örgüt?

Hangi ülke?

Hangi yapı?

Ortaya koyun belgesini, millet de görsün. Erdoğan`a kimse operasyon çekemez..

Yoksa insanların sorduğu sorulara cevap veremediğiniz zaman “dış güçler” diyerek konuyu kapatmaya çalışmayın.

Fatma Betül Sayan Kaya birileri tarafından kullanıldıysa açıklayın.

Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın adı neden gündeme geliyor, açıklayın.

Nihat Zeybekci hakkında neden bu sorular soruluyor, açıklayın.

Ama sakın her şeyi Erdoğan’ın arkasına saklamaya kalkmayın.

Çünkü Erdoğan’a yönelik gerçek bir operasyon varsa onu da ortaya çıkarmak devletin görevidir.

Fakat ortada siyasi nüfuz, kamu kaynağı veya haksız kazanç iddiası varsa onu araştırmak da aynı devletin görevidir.

İkisini birbirine karıştırmayın!

BU MİLLET APTAL DEĞİL!

Millete sürekli aynı hikâyeyi anlatmayın.

“Dış güçler…”

“Operasyon…”

“Komplo…”

“Erdoğan hedefte…”

Peki milletin sorduğu sorular?

Onlara cevap yok!

Kusura bakmayın ama ben buna inanmıyorum.

Bu milletin de aklıyla alay etmeyin.

Bir insan hakkında ciddi bir iddia varsa iki ihtimal vardır:

Ya iddia doğrudur ve hukuk gereğini yapar.

Ya da iddia yalandır ve o kişinin itibarı açıkça teslim edilir.

Üçüncü bir yol yoktur.

HADİ ÖZIŞIK GÖRÜŞTÜ; PEKİ FATMA BETÜL SAYAN KAYA NE DEDİ?

Gazeteci Hadi Özışık, Fatma Betül Sayan Kaya ile görüştüğünü açıkladı.

Ardından görüşmenin “off the record”, yani kayıt dışı olduğu belirtildi.

Gazetecilikte bu kural vardır ve kaynağa verilen söz tutulur.

Buna itirazım yok.

Ben başka bir şey soruyorum:

Madem konuşulan hiçbir şey kamuoyuyla paylaşılmayacak, bu görüşmenin yapıldığını kamuoyuna açıklamanın amacı nedir?

Milletin merak ettiğini “Görüştünüz mü?” değil.

Millet şunu merak ediyor:

Fatma Betül Sayan Kaya ne dedi?

İddialara cevabı nedir?

Kendisini nasıl savunuyor?

Ortaya atılan iddiaların hangisini reddediyor?

Millet bunları öğrenmek istiyor.

PARA GERİ VERİLİRSE HER ŞEY BİTECEK Mİ?

Bir başka mesele de bu.

Diyelim ki tartışılan paralar geri verildi.

Bitti mi?

Dosya kapandı mı?

“Parayı geri verdik, herkes evine” mi diyeceğiz?

Hayır!

Eğer hukuka aykırı bir kazanç söz konusuysa önce şu soruların cevabı verilmelidir:

Bu para neden alındı?

Kim verdi?

Kim onayladı?

Hangi yetkiyle verildi?

Siyasi nüfuz kullanıldı mı?

Kamu zararı oluştu mu?

Başka kimler yararlandı?

Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca paranın iade edilmesi toplumun vicdanındaki şüpheyi ortadan kaldırmaz.

POLİS GARİBANIN KAPISINI ÇALIYORSA…

Gelelim asıl meseleye.

Ben insanların aşağılanmasını, sabah saat beşte pijamalarıyla kameraların karşısına çıkarılmasını savunmuyorum.

Hukuk bir intikam aracı değildir.

Ama şunu söylüyorum:

Garibanın kapısını gerektiğinde polis çalabiliyorsa, hakkında yeterli hukuki şüphe ve yasal şartlar oluştuğunda eski bakanın kapısını da çalabilmelidir.

İşçinin kapısını çalabiliyorsa iş insanının kapısını da çalabilmelidir.

Sıradan vatandaş savcının karşısına çıkıyorsa siyasi gücü olan da çıkabilmelidir.

Adalet dediğiniz budur!

Yoksa güçsüze başka, güçlüye başka hukuk uyguluyorsanız bunun adı adalet değildir.

Bu nedenle millet gösteri istemiyor.

Millet intikam istemiyor.

Millet hukuk istiyor.

Ve hukukun herkese eşit uygulanmasını istiyor.

ERDOĞAN’IN ARKASINA SAKLANMAYIN!

Buradan özellikle AK Parti içerisindeki bazı isimlere sesleniyorum:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kendinize kalkan yapmayın!

Her eleştiride Erdoğan’ın arkasına geçmeyin.

Her iddiada “Cumhurbaşkanımıza operasyon yapılıyor” demeyin.

Birilerinin yaptığı yanlış varsa bunun hesabını Erdoğan neden taşısın?

Birilerinin mali ilişkileri sorgulanıyorsa bunun faturası neden Erdoğan’a kesilsin?

Birilerinin adı bir soruşturmada veya kamuoyu tartışmasında geçiyorsa çıksın, kendisi cevap versin!

Erdoğan’ın ismini siyasi dokunulmazlık zırhına çevirmeyin.

Çünkü bunu yaptığınız zaman aslında en büyük zararı yine Erdoğan’a veriyorsunuz.

ÇIKIN KARŞIMIZA, CEVAP VERİN!

Fatma Betül Sayan Kaya…

İlyas Kaya…

Mustafa Yazıcı…

Nihat Zeybekci…

Kamuoyunda hakkınızda konuşulanlar yanlışsa çıkın ve açıkça söyleyin.

Belgenizi ortaya koyun.

Sorulara cevap verin.

İddiaları tek tek çürütün.

Ve gerçekten birileri sizi kullanarak Erdoğan’a operasyon yapmaya çalışıyorsa onu da açıklayın!

Kim kullandı?

Nasıl kullandı?

Hangi dış güç?

Hangi ilişki?

Hangi belge?

Millet öğrensin!

Ama hiçbir somut cevap vermeden “dış güçler Erdoğan’a operasyon yapıyor” denilerek bu dosyaların kapatılmasına da kimse razı olmak zorunda değil.

BU ÖFKE HESAP VERİLMEDEN DİNMEZ!

Mesele insanların pijamalarıyla gözaltına alınmasını seyretmek değildir.

Mesele rövanş değildir.

Mesele intikam hiç değildir.

Mesele eşit hukuk meselesidir.

Gerekli hukuki şartlar oluşmuşsa savcı çağıracak.

Gerekirse polis kapıya gidecek.

Mahkeme soracak.

İfade verilecek.

Belgeler incelenecek.

Suç varsa cezası verilecek.

Suç yoksa insanlar aklanacak.

Ama siyasi güç hiç kimseye dokunulmazlık sağlamayacak.

Bu milletin istediği budur.

Çünkü bu millet aptal değildir.

Bu millet kimin ne söylediğini de ne yaptığını da görüyor.

Artık “dış güçler” diyerek, “operasyon” diyerek, “ucu kime giderse gitsin” diyerek insanların aklıyla alay etmeyin.

Ucu kime gidiyorsa gerçekten oraya kadar gidin!

Eski bakansa eski bakan…

Bakan yakınıysa bakan yakını…

İş insanıysa iş insanı…

Siyasetçiyse siyasetçi…

Kim olursa olsun!

Yeter ki hukuk konuşsun.

Yeter ki deliller konuşsun.

Yeter ki milletin karşısında herkes eşit olsun.

Çünkü bu öfke ancak gerçekler ortaya çıktığında diner.

Bu millet ayrıcalık değil, adalet istiyor!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER