Hasan Çelik/New York
New York Valisi Kathy Hochul’un, Müslümanların katıldığı bir etkinlikte başörtüsü takarak konuşma yapması sosyal medyada tartışma yarattı.
New York Valisi Kathy Hochul’un Bronx’ta düzenlenen bir etkinlik sırasında başörtüsü takması, özellikle muhafazakâr çevrelerin tepkisine neden oldu. Hochul’un Müslüman erkeklerin de bulunduğu bir topluluğa hitap ederken siyah bir başörtüsü takmasıyla ilgili görüntüler sosyal medyada kısa sürede geniş kitlelere ulaştı.
Hochul’un başörtüsü takması, yalnızca dini bir kıyafet tercihi olarak değil, siyasi açıdan da tartışılmaya başlandı. Eleştirilerin merkezinde ise valinin yıllardır kadın hakları ve feminizm konusundaki açıklamaları yer aldı.
Hochul, daha önce kendisini açıkça “feminist” olarak tanımlamış ve kadın olmanın beraberinde getirdiği zorluklardan söz etmişti. 2023 yılında kendisine feminist olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı sorulduğunda, bu tanımı benimsediğini ve kadın olmanın getirdiği mücadeleleri bizzat yaşadığını ifade etmişti.
Sosyal medyada “çelişki” eleştirisi
Görüntülerin yayılmasının ardından özellikle Cumhuriyetçi ve muhafazakâr hesaplardan Hochul’a yönelik sert eleştiriler geldi. Bazı kullanıcılar, kendisini feminist olarak tanımlayan bir siyasetçinin erkeklerin bulunduğu dini bir ortamda başını örtmesini “feminist söylemle çelişen bir davranış” olarak yorumladı.
Bazı Cumhuriyetçi isimler de Hochul’u eleştirerek, Demokratların kadın hakları konusunda Cumhuriyetçileri eleştirirken benzer bir konuda farklı tavır sergilediğini savundu. Görüntü, sosyal medyada “feminizm ve dini semboller” ekseninde yeni bir siyasi tartışmanın konusu haline geldi.

Hochul’un başörtüsü konusunda daha önceki tutumu
Öte yandan bu, Hochul’un ilk kez başörtüsü takması değil. Vali, daha önce de Müslüman topluluklarla ilgili etkinliklerde başörtüsü kullanmış ve bu konudaki yaklaşımını dini özgürlük ve toplumsal çeşitlilik çerçevesinde açıklamıştı.
Hochul, Dünya Başörtüsü Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, başörtüsü takmayı tercih eden Müslüman kadınlarla dayanışma içinde olduğunu belirtmişti.
Ayrıca 2025 yılında görev başında öldürülen NYPD mensubu Dedektif Didarul Islam’ın cenaze törenine başörtüsüyle katılmış, bu tercihinin hayatını kaybeden polisin ailesinin dini inançlarına ve cenaze töreninin geleneklerine saygı amacı taşıdığını söylemişti.
Dini özgürlük mü, siyasi çelişki mi?
Hochul’un destekçileri ise başörtüsü takmasının kadın haklarından geri adım anlamına gelmediğini, farklı dini ve kültürel topluluklara saygı göstermenin demokratik toplumların temel değerlerinden biri olduğunu savunuyor.
Eleştirenler ise özellikle Batı’da kadınların özgürlüğü ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda güçlü mesajlar veren siyasetçilerin, farklı kültürel toplulukların karşısında dini kıyafetleri benimsemesinin sorgulanması gerektiğini düşünüyor.
Tartışmanın bir başka boyutu da New York’un giderek daha görünür hale gelen Müslüman nüfusu ve siyasi etkisi. Hochul yönetimi son dönemde Müslüman Amerikalıların eyalet toplumundaki rolünü daha fazla öne çıkarıyor. New York eyaleti 2026 yılının Ocak ayını ilk kez “Muslim American Heritage Month” olarak ilan etmişti.
Son görüntüler ise Hochul’un dini çeşitlilik ve kapsayıcılık politikalarının, kadın hakları ve feminizm konusundaki siyasi kimliğiyle nasıl bağdaştırılması gerektiği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

New York’ta “Başörtüsü” Tartışması: Vali Hochul’un Görüntüleri ABD Siyasetinin Gündeminde
New York Valisi Kathy Hochul’un, Müslüman toplumun önde gelen isimleri ve cemaat üyeleriyle bir araya geldiği etkinlikte siyah başörtüsü takması, ABD siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
New York’ta Müslüman toplumun temsilcilerine hitap eden Vali Kathy Hochul’un başörtülü görüntüleri sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Hochul’un New York’taki bir İslami merkez tarafından duyurulan etkinlikte, ağırlıklı olarak Müslüman erkeklerden oluşan bir topluluğa konuşma yaptığı sırada siyah bir başörtüsü taktığı görüldü.
Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından özellikle muhafazakâr çevrelerden Hochul’a yönelik eleştiriler geldi. Bazı yorumlarda, Demokrat Vali’nin Müslüman seçmenlerin desteğini kazanmak amacıyla dini bir sembol kullandığı ileri sürülürken, bu durum “siyasi gösteri” ve “seçmenlere yönelik mesaj” olarak değerlendirildi.
Tartışmanın merkezinde ise Hochul’un başörtüsü tercihinin dini ve kültürel bir saygı göstergesi mi, yoksa yaklaşan seçimler öncesinde Müslüman seçmenlere yönelik siyasi bir mesaj mı olduğu sorusu yer alıyor.
Hochul’un Müslüman toplumla ilişkisi yeni değil. Vali daha önce de Müslüman toplum temsilcileriyle toplantılar gerçekleştirmiş ve Ramazan ayı kapsamında düzenlenen iftar programlarına katılmıştı.
Ancak son görüntülerin, New York’ta siyasi dengelerin yeniden şekillendiği ve Müslüman seçmenlerin etkisinin daha fazla tartışıldığı bir dönemde ortaya çıkması, tartışmanın siyasi boyutunu daha da güçlendirdi.
Öte yandan Hochul’un başörtüsü takmasını doğrudan “Müslüman toplumun oyunu almak amacıyla yapılmış bir siyasi hamle” olarak nitelendiren iddialara ilişkin şu ana kadar Hochul tarafından böyle bir amacın açıkça ifade edildiğini gösteren bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu değerlendirmeler siyasi yorum ve iddia niteliğinde.
Başörtüsü görüntülerinin, New York’ta yaklaşan seçim süreci ve kentte Müslüman toplumun artan siyasi ağırlığıyla birlikte önümüzdeki günlerde de tartışılmaya devam etmesi bekleniyor.
