Uzun yıllar boyunca uygulanan sistemde, yasal statüsü olmasa bile milyonlarca göçmen çalışıyor, vergi ödüyor ve bu kayıtları ileride bir “yasal zemin” elde etmenin kapısı olarak görüyordu. Bu durum, hem devletin vergi gelirlerini artırıyor hem de göçmenleri kayıtlı ekonomi içinde tutuyordu.
Ancak son dönemde tablo hızla değişiyor
Artan ICE operasyonları, veri paylaşımı konusundaki belirsizlikler ve özellikle göçmenlerin vergi bilgilerinin korunmasına yönelik uygulamaların geri çekilmesi, ciddi bir güven krizine yol açtı. Bunun sonucu olarak birçok belgesiz göçmen artık vergi beyanında bulunmaktan kaçınıyor.
Bu değişimin ekonomik etkisi ise görmezden gelinecek gibi değil
Uzmanlara göre ABD, önümüzdeki 10 yıl içinde bu güvensizlik ortamı nedeniyle 147 milyar ila 479 milyar dolar arasında vergi kaybı yaşayabilir. Bu yalnızca bir gelir kaybı değil; aynı zamanda sistemin dışına itilen milyonlarca insanın oluşturacağı daha büyük bir ekonomik sorunun habercisi.
Çünkü göçmenler sistemden çekildikçe, kayıt dışı ekonomi büyüyor. Kayıt dışılık arttıkça devletin vergi tabanı daralıyor, denetim zorlaşıyor ve ekonomik şeffaflık zayıflıyor.
Sonuçta ortaya çıkan tablo oldukça net:
Göçmenleri sistemin dışına iten politikalar, kısa vadede “güvenlik” başlığı altında savunulsa da uzun vadede en büyük faturayı yine ABD ekonomisine kesiyor.

