Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Hasan ÇELİK
Hasan ÇELİK

New York’un Soğuğunda Yanan Bir Vicdan: Ali Baba’nın İnsanlık Hikâyesi

 

Bazı insanlar vardır; yaşadıkları şehirle değil, o şehre kattıklarıyla anılır. Ve bazı isimler vardır ki zamanla bir lakap olur, bir sembole dönüşür. New York’un “Ali Babası” olarak bilinen Ali Rıza Doğan, işte tam da böyle bir isim.

Bu yüreği güzel insanı yaklaşık 30 yıldır tanıyorum. Hayat dediğimiz uzun yolculukta nice insan gelir geçer; ama çok azı iz bırakır. Ali Rıza Doğan, sadece iz bırakmakla kalmadı, aynı zamanda dokunduğu her hayatın içinde bir iyilik hikâyesine dönüştü. Çizgisi nettir, duruşu sağlamdır. İnsanlığı, yardımseverliği ve paylaşma duygusu ise tartışmasızdır. Bir lokması varsa ikiye böler, bir dert varsa kendi derdi gibi sahiplenir.

Bugün New York gibi dünyanın en sert, en hızlı, en acımasız şehirlerinden birinde, bir insanın “merhamet” ile anılması kolay değildir. Ama o bunu başardı.

Kışın o dondurucu gecelerini bilirsiniz…

Rüzgârın insanın yüzünü bıçak gibi kestiği, soğuğun kemiklere işlediği o gecelerde, çoğu insan sıcak evlerinde battaniyelerine sarılırken; Ali Baba sokaktaydı.

New York’un eksi 15, hatta eksi 20 dereceleri gördüğü günlerde, o eline aldığı sıcak yemeklerle sokak sokak dolaştı. Kimsesizlere, evsizlere, unutulmuşlara ulaştı. Ama onun iyiliği bununla da sınırlı kalmadı.

Bir gece, belki de en kritik kararlardan birini verdi.

İş yerinin kapılarını kapatmak yerine açtı.

“Dışarıda kalmayın, gelin içeride kalın” dedi.

Hiçbir ücret, hiçbir şart, hiçbir beklenti olmadan…

Sadece insan olduğu için, sadece üşüdüğü için…

O gece bir restoran değil, bir sığınak açıldı.

O kapıdan giren herkes sadece ısınmadı; aynı zamanda insanlığın hâlâ yaşadığını da gördü.

Bugün sıkça konuştuğumuz “toplumsal çürüme”, “bireyselleşme”, “duyarsızlık” gibi kavramların ortasında, Ali Rıza Doğan adeta sessiz bir itirazdır. Büyük sözler söylemeden, kürsülere çıkmadan, reklama ihtiyaç duymadan yapılan iyiliğin canlı örneğidir.

Onun yaptığı şey aslında çok basit gibi görünür:

Kapısını açmak, yemeğini paylaşmak, bir insanı düşünmek…

Ama tam da bu yüzden çok büyüktür.

Çünkü günümüzde en zor olan şey, basit olanı yapabilmektir.

Ali Baba’nın hikâyesi bize şunu hatırlatıyor:

İnsanlık büyük projelerde değil, küçük ama samimi dokunuşlarda yaşar.

Bir kapıyı açmak, bir sofrayı paylaşmak, bir yabancıya “gel” diyebilmek… İşte asıl medeniyet budur.

Bugün onun yaptıkları, sadece Türk toplumunu değil, Amerika’daki geniş kesimleri de etkiliyor. Ana akım medyada defalarca yer alması tesadüf değil. Çünkü bu hikâye, sadece bir yardım hikâyesi değil; bu, insan kalabilmenin hikâyesidir.

Buradan açıkça söylemek gerekir:

Böyle insanlar kolay yetişmez.

Hatta belki de bir asırda bir gelir.

Ve bizler çoğu zaman en büyük hatayı yaparız:

Kıymeti, kaybettikten sonra anlarız.

O yüzden bugün, şimdi, tam da şu anda…

Elimizdeki değerin farkına varmalıyız.

Ali Rıza Doğan’ın hiçbir maddi beklentisi yok.

Onun ihtiyacı olan tek şey; hatırlanmak, takdir edilmek ve yalnız olmadığını hissetmek.

Bu sadece bir kişinin hikâyesi değil, bir toplumun aynasıdır.

Biz bu aynaya bakınca ne görüyoruz?

Eğer hâlâ umut görmek istiyorsak,

Eğer hâlâ “iyi insanlar var” demek istiyorsak,

İşte o umut tam karşımızda duruyor.

Bugün çağrımız nettir:

Bu yüreği güzel insana, insanlık adına hak ettiği değer verilmelidir.

Ödüller sadece salonlarda dağıtılan plaketler değildir.

Bazen bir teşekkür, bazen bir sahiplenme, bazen de arkasında durmaktır.

Unutmayalım…

Başka toplumlar kendi değerlerini parlatırken,

biz kendi değerlerimizi görmezden gelirsek,

kaybeden sadece bir kişi olmaz; kaybeden hepimiz oluruz.

Ali Baba gibi insanlar, bir şehrin değil; bir vicdanın temsilcisidir.

Ve o vicdan hâlâ yaşıyorsa,

umut da hâlâ vardır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER