Hasan Çelik/New York
NEW YORK – Son aylarda Upper East Side ve Queens – Kew Gardens’ta sinagogların dışında gerçekleşen protestoların ardından, Belediye Meclisi Başkanı Julie Menin, antisemitizmle mücadele kapsamında ibadethaneler etrafında 100 fit (yaklaşık 30 metre) kadar tampon bölgeler oluşturulmasını önerdi.
Ancak ifade özgürlüğü konusundaki endişeler, tasarıda değişiklik yapılmasına yol açtı. Perşembe günü Meclis’ten geçen yasa tasarısı, artık NYPD’nin sadece ibadethaneler etrafındaki protestoları denetlemeye yönelik bir plan hazırlamasını şart koşuyor.
Öne çıkan detaylar:
- Tasarı, NYPD’nin hazırlayacağı planın, güvenlik çemberleri kullanımı yoluyla ibadethanelerde ifade, toplanma ve protesto özgürlüklerini korumasını ve fiziksel engelleme, yaralanma veya sindirme risklerini kontrol altına almasını şart koşuyor.
- NYPD’nin planları kamuya açık şekilde yayımlaması, bir irtibat noktası belirlemesi ve dini liderler ile protestocularla diyalog kurması zorunlu olacak.
- Tasarı, 51 üyeli Meclis’te 44 oyla kabul edilerek veto edilemez çoğunluğa ulaştı; Belediye Başkanı Zohran Mamdani henüz veto edip etmeyeceğini açıklamadı.
Ancak New York Sivil Özgürlükler Birliği (NYCLU), tasarının NYPD’ye protestocuları hedef alma ve muhalif sesleri bastırma konusunda geniş yetki tanıyacağı endişesini dile getirdi. Brooklyn Belediye Meclisi Üyesi Alexa Aviles de tasarının özellikle Filistin yanlısı sesler üzerinde caydırıcı bir mesaj niteliği taşıdığını belirtti.
Başka bir tasarı, okul binaları önündeki protestolarla ilgili olarak sadece 30 oy alabilmiş ve veto edilemez çoğunluğu sağlayamamıştı. Bronx Belediye Meclisi Üyesi Eric Dinowitz, tasarının yalnızca NYPD’nin güvenlik planı hazırlamasını istediğini ve anayasal açıdan sorun teşkil etmediğini söyledi.
Belediye Binası Sözcüsü Dora Pekec, Mamani’nin New Yorkluların hem ibadet hem de protesto hakkını güvence altına almayı amaçladığını vurguladı. Menin ise tasarının Birinci Ek Madde kapsamındaki protesto hakkını ihlal etmediğini açıkladı.
Bu adım, sinagoglar ve diğer ibadethaneler etrafında güvenliği artırmayı amaçlasa da, ifade özgürlüğü savunucuları tarafından eleştiriyle karşılanıyor.

