Hasan Çelik/Türk USA News
ABD’de hayatını kaybeden Prof. Dr. Gülçin Erseven’in cenazesinin Türkiye’ye gönderilebilmesi için maddi yardım çağrısı yapılması, Türk-Amerikan toplumunda tartışmaları beraberinde getirdi. Yarım asra yakın süre Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet eden değerli bir bilim insanının son yolculuğu için camiler aracılığıyla bağış toplanması, devlet kurumlarının sorumluluğunu ve Diyanet Center of America’nın tutumunu gündeme taşıdı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletinde yaşayan oğlunu ziyaret etmek üzere Türkiye’den gelen, tıp dünyasının değerli isimlerinden Prof. Dr. Gülçin Erseven’in rahatsızlanarak hayatını kaybetmesi, ailesini, sevenlerini ve bilim camiasını yasa boğdu.
Ancak Erseven’in vefatının ardından cenazesinin Türkiye’ye nakledilebilmesi için başlatılan maddi yardım çağrısı, ABD’de yaşayan Türk toplumu arasında şaşkınlığa ve tartışmalara neden oldu.
Yaklaşık 50 yıl boyunca Türk sağlık sistemine, bilim dünyasına ve binlerce hastaya hizmet eden bir profesörün cenazesinin Türkiye’ye gönderilebilmesi için bağış kampanyası düzenlenmesi, kamuoyunda önemli soruları gündeme getirdi.
YARIM ASIRLIK HİZMETİN ARDINDAN SON YOLCULUK İÇİN YARDIM ÇAĞRISI
Prof. Dr. Gülçin Erseven, meslek hayatı boyunca tıp bilimine önemli katkılarda bulunmuş, binlerce hastanın teşhis ve tedavi süreçlerinde görev almış değerli bir bilim insanıydı.
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü Patoloji Birimi’nde yaklaşık 25 yıl başkanlık yaptığı belirtilen Erseven, yalnızca hastalarına değil, yetiştirdiği hekimlere ve bilim insanlarına da önemli katkılar sağladı.
Hayatının yaklaşık yarım asrını insan sağlığına adayan Erseven’in, oğlunu ziyaret etmek amacıyla bulunduğu ABD’de hayatını kaybetmesinin ardından cenazesinin Türkiye’ye nakli için maddi destek çağrısı yapılması dikkat çekti.
Sosyal medyada paylaşılan duyuruda şu ifadelere yer verildi:
“Evladını ziyaret etmek üzere bulunduğu ABD’nin Teksas eyaletinde rahatsızlanarak vefat eden hocamızın cenazesinin Türkiye’ye nakli için maddi desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.”
Duyuruda ayrıca şu ifadeler kullanıldı:
“Diyanet Center of America olarak, ömrünü insanımıza hizmete adamış hocamıza son görevimizi yerine getirmeyi bir vefa borcu olarak görüyoruz.”
Bu açıklamalar, bir yandan dayanışma çağrısı olarak değerlendirilirken diğer yandan böylesine önemli bir bilim insanının cenaze naklinin neden bağışlara bağlı olduğu sorusunu gündeme taşıdı.
DİYANET CENTER OF AMERICA’NIN TUTUMU SORGULANIYOR
ABD’de Diyanet İşleri Başkanlığı ile bağlantılı cami derneklerinin sosyal medya hesaplarında yardım çağrısının paylaşılması da dikkat çekti.
Türk-Amerikan toplumunda bazı vatandaşlar, cenaze nakli için başlatılan kampanyanın hangi kurum tarafından organize edildiğinin ve maddi ihtiyacın nasıl belirlendiğinin açıklanması gerektiğini ifade ediyor.
Özellikle Diyanet Center of America’nın adıyla yapılan çağrının kurumsal sorumluluk açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Burada cevap bekleyen önemli sorular bulunuyor:
Cenazenin Türkiye’ye nakli için gereken toplam masraf ne kadardır?
Bağış kampanyası hangi kurumun kararıyla başlatılmıştır?
ABD’deki cami derneklerinden bu duyuruyu paylaşmaları kim tarafından istenmiştir?
Diyanet Center of America, cenaze nakli için kendi imkânlarıyla nasıl bir destek sağlamıştır?
Türkiye Cumhuriyeti Houston Başkonsolosluğu ve Washington Büyükelçiliği ile hangi görüşmeler yapılmıştır?
Cenazenin Türkiye’ye nakli için devlet kurumlarından resmî destek talep edilmiş midir?
Bu soruların cevaplandırılması, hem bağış kampanyasının şeffaflığı hem de kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından önem taşıyor.
HOUSTON BAŞKONSOLOSLUĞU VE WASHINGTON BÜYÜKELÇİLİĞİNE ÇAĞRI
Prof. Dr. Gülçin Erseven’in vefatı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ABD’deki diplomatik temsilciliklerinin cenaze nakli konusundaki rolünü de gündeme getirdi.
Özellikle Houston Başkonsolosluğu ve Washington Büyükelçiliğinin, merhumenin ailesiyle ve ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde hareket etmesi bekleniyor.
Cenazenin Türkiye’ye nakli için gerekli belgelerin hazırlanması, uluslararası nakil işlemlerinin yürütülmesi ve olası maddi destek imkânlarının değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Elbette yurt dışında hayatını kaybeden her Türk vatandaşının cenaze nakil masraflarının devlet tarafından karşılanması yönünde genel bir zorunluluk bulunduğu söylenemez. Ancak ilgili kurumların hangi imkânları sunabildiğinin açıklanması ve aileye gerekli kolaylığın sağlanması bekleniyor.
Yaklaşık 50 yıl boyunca ülkesine hizmet etmiş bir bilim insanının son yolculuğunda kurumlar arasında etkili bir koordinasyon sağlanması, kamuoyunun ortak beklentisi olarak öne çıkıyor.
BİR ÖMÜR HİZMET, SON BİR VEFA
Prof. Dr. Gülçin Erseven’in vefatıyla birlikte ortaya çıkan tartışmanın merkezinde yalnızca cenaze nakil masrafları bulunmuyor.
Asıl mesele, yıllarca Türkiye’ye hizmet etmiş insanların hayatlarının son dönemlerinde ve vefatlarının ardından nasıl bir kurumsal sahiplenmeyle karşılandıklarıdır.
Bir ömür boyunca hastalarının sağlığı için çalışan, bilimsel araştırmalara katkıda bulunan, genç hekimlerin yetişmesine emek veren bir profesörün son yolculuğunda yalnız bırakılmaması gerektiği dile getiriliyor.
Toplumun gönüllü bağışlarla dayanışma göstermesi kuşkusuz kıymetlidir. Ancak böylesine hassas bir konuda yardım kampanyasının gerekçelerinin, sorumlulukların ve kurumların üstlendiği görevlerin açıkça ortaya konulması da aynı derecede önemlidir.
DİN HİZMETLERİ MÜŞAVİRLİĞİNDEN AÇIKLAMA BEKLENİYOR
Washington Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Fatih Kanca ve Diyanet Center of America yetkililerinin, kamuoyunda gündeme gelen sorulara açıklık getirmesi bekleniyor.
ABD genelindeki cami derneklerinin yardım çağrısına katılımının nasıl organize edildiği, toplanacak yardımların hangi hesapta değerlendirileceği ve cenaze nakil işlemlerinin hangi aşamada bulunduğu konusunda bilgilendirme yapılması önem taşıyor.
Bağış kampanyasına yönelik sorular, merhumenin ailesinin yaşadığı acıyı büyütmek amacı taşımıyor. Aksine, ailenin bu zor günlerde daha fazla mağduriyet yaşamaması ve gerekli desteğin gecikmeden sağlanması gerektiğine dikkat çekiyor.
TÜRK-AMERİKAN TOPLUMUNUN BEKLENTİSİ: CENAZE BİR AN ÖNCE TÜRKİYE’YE GÖNDERİLSİN
Prof. Dr. Gülçin Erseven’in cenazesinin Türkiye’ye nakledilmesi konusunda ilgili bütün kurumların zaman kaybetmeden harekete geçmesi isteniyor.
Türkiye Cumhuriyeti Houston Başkonsolosluğu, Washington Büyükelçiliği, Din Hizmetleri Müşavirliği ve Diyanet Center of America’nın aileyle yakın iletişim içerisinde bulunarak nakil sürecinin en kısa sürede tamamlanmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Cenaze nakli için gönüllü olarak destek vermek isteyen vatandaşların dayanışması değerli olmakla birlikte, devlet kurumlarının ve ilgili kuruluşların mevcut imkânlarını değerlendirmesi de büyük önem taşıyor.
Yarım asırlık hizmetin karşılığı vefadır.
Prof. Dr. Gülçin Erseven, yalnızca bir hekim değil, yıllarını Türkiye’nin sağlık sistemine ve insanına adamış bir bilim insanıdır.
Onun son yolculuğunun saygı, hürmet ve insan onuruna yakışır biçimde gerçekleştirilmesi hepimizin ortak temennisidir.
Şimdi beklenen, tartışmaların uzaması değil; ilgili kurumların sorumluluk üstlenerek merhumenin naaşının bir an önce Türkiye’ye ulaştırılmasıdır.
TÜRK USA NEWS olarak Prof. Dr. Gülçin Erseven’e Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm tıp camiasına başsağlığı diliyoruz.
