Hasan Çelik/Türk USA News
2026 FIFA Dünya Kupası, Meksika, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ortak ev sahipliğinde düzenlenecek. Turnuvanın 11 Haziran – 19 Temmuz tarihleri arasında oynanması planlanırken, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan iç karışıklıklar, güvenlik endişeleri ve seyahat kısıtlamaları nedeniyle organizasyonun ABD ayağının ülkeden alınması yönündeki talepler her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Son dönemde artan toplumsal gerilimler, sokak protestoları ve sert güvenlik uygulamaları, uluslararası spor kamuoyunda ABD’nin ev sahibi ülke olarak yeterliliğinin sorgulanmasına yol açtı. Özellikle taraftar güvenliği, vize ve seyahat yasakları ile olası toplumsal olaylar, Dünya Kupası maçlarının ABD dışına taşınması gerektiği yönündeki çağrıları güçlendiriyor.

Blatter’dan Boykot Desteği
Bu tartışmalara son olarak eski FIFA Başkanı Sepp Blatter da dahil oldu. Blatter, ABD’de düzenlenecek Dünya Kupası maçlarına yönelik artan taraftar boykotu çağrılarına destek vererek, ABD’nin ev sahibi ülke olarak uygunluğunu açık biçimde sorgulayan son uluslararası futbol figürü oldu.
Blatter, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump ve yönetiminin hem yurt içinde hem de uluslararası alanda sergilediği politikaların, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Dünya Kupası maçlarına yönelik boykot çağrılarını haklı kıldığını ifade etti.
Blatter, boykot çağrısına desteğini, İsviçre’nin önde gelen gazetelerinden Der Bund’a konuşan yolsuzlukla mücadele uzmanı Mark Pieth’in görüşlerini paylaştığı bir X (eski adıyla Twitter) gönderisiyle duyurdu. Blatter paylaşımında, “Mark Pieth’in bu Dünya Kupası’nı sorgulamakta haklı olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“ABD’den Uzak Durun” Çağrısı
Beyaz yakalı suçlar konusunda uzman olan İsviçreli hukukçu Mark Pieth, yaklaşık on yıl önce FIFA reform sürecinde bağımsız yönetim komitesinin başkanlığını yürütmüştü. Pieth, Der Bund’a verdiği röportajda dikkat çeken şu ifadeleri kullanmıştı:
“Tartıştığımız her şeyi göz önünde bulundurursak, taraftarlar için tek bir tavsiye var: ABD’den uzak durun. Zaten televizyonda daha iyi izlersiniz. Varışta yetkilileri memnun etmezlerse, şanslılarsa bir sonraki uçakla eve gönderilmeyi beklemeliler.”
1998–2015 yılları arasında FIFA Başkanlığı görevini yürüten Sepp Blatter, yolsuzluk soruşturması sonrası görevinden istifa etmişti.
Trump’tan Ev Sahipliği Uyarısı
ABD Başkanı Donald Trump da daha önce yaptığı açıklamalarda, ev sahibi şehirlerin güvenliği sağlayamaması durumunda Dünya Kupası maçlarının Boston’dan, 2028 Olimpiyat Oyunları’nın ise Los Angeles’tan başka bir yere taşınabileceğini yeniden teyit etmişti. Trump, “Eğer işlerini yapmadıklarına dair herhangi bir neden olduğunu düşünürsek, o Dünya Kupası maçlarını alır ve başka bir yere taşırız” ifadelerini kullanmıştı.
Uluslararası Tepkiler Artıyor
ABD’nin ev sahipliği konusundaki endişeler; Trump’ın Grönland’a yönelik genişlemeci söylemleri, seyahat yasakları ve özellikle Minneapolis’te göçmenlik uygulamalarına karşı düzenlenen protestolarda kullanılan sert güvenlik yöntemleri nedeniyle uluslararası futbol camiasında giderek artıyor.
Alman Futbol Federasyonu Başkan Yardımcısı Oke Göttlich de Hamburger Morgenpost gazetesine verdiği röportajda, Dünya Kupası’nı boykot etmenin artık ciddi biçimde düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Seyahat Yasakları Taraftarları Etkiliyor
Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu seyahat yasakları, özellikle Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden gelecek taraftarları doğrudan etkiliyor. İki hafta önce Senegal ve Fildişi Sahili vatandaşlarının ABD’ye girişini fiilen engelleyen karar, bu ülkelerin taraftarlarının Dünya Kupası planlarını alt üst etti. Yönetim, yasağın gerekçesi olarak “tarama ve inceleme eksikliklerini” gösterdi.
Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan İran ve Haiti’den taraftarların da ABD’ye girişleri yasaklanmış durumda. Bu ülkeler, Trump yönetiminin açıkladığı ilk seyahat yasağı kapsamına alınmıştı.
FIFA Baskı Altında
Tüm bu tartışmalara rağmen FIFA, 2026 Dünya Kupası için 500 milyonun üzerinde bilet talebi alındığını açıkladı. Öte yandan FIFA, maç yayınlarını da kapsayan yeni anlaşmalarla bahis sektörüyle olan ilişkilerini derinleştirmeye devam ediyor.
Ancak uluslararası kamuoyunda yükselen baskılar ve güvenlik raporları doğrultusunda, FIFA’nın önümüzdeki süreçte ABD’de oynanması planlanan maçlarla ilgili kritik kararlar almak zorunda kalabileceği değerlendiriliyor.
