Hasan Çelik/NEW YOEK
New York, yabancı uyruklu sürücülere yönelik ehliyet politikasını gerekçe göstererek federal otoyol fonundan 73 milyon doların kesilmesi üzerine, Donald Trump yönetimine karşı dava açtı. Eyalet yönetimi, söz konusu kesintinin hukuka aykırı ve siyasi saiklerle alındığını savunuyor.
Dava, Letitia James tarafından ABD İkinci Bölge İstinaf Mahkemesi’ne sunuldu. Bu adım, New York ile federal hükümet arasında uzun süredir devam eden ve vatandaş olmayan kişilere ticari sürücü belgesi (CDL) verilmesini kapsayan gerilimin son halkası olarak değerlendiriliyor.
Tartışmanın merkezinde CDL politikası var
New York yasalarına göre; ülkede yasal statüye sahip ve federal çalışma izni bulunan vatandaş olmayan bireyler, Ticari Sürücü Belgesi (CDL) alabiliyor. Ancak Trump yönetimi, bu uygulamayı sınırlamak amacıyla Şubat ayında eyalete baskı yaparak CDL’lerin yalnızca belirli vize türlerine (H-2A, H-2B ve E-2) sahip kişilerle sınırlandırılmasını talep etti.
Eyalet yönetimi, bu talimat doğrultusunda yeni başvuruları daraltsa da, halihazırda CDL sahibi olan ve yalnızca çalışma iznine sahip bireylerin ehliyetlerini iptal etmeyi reddetti. Bu karar, Washington ile Albany arasında krizi derinleştirdi.
Trump yönetimi, söz konusu politikayı sert bir dille eleştirerek, kapsamlı bir veri sunmaksızın bu sürücüleri “tehlikeli” olarak nitelendirdi.
“Keyfi ve hukuka aykırı” iddiası
Başsavcı James’in açtığı davada, federal hükümetin 73 milyon dolarlık otoyol fonunu kesme kararının:
- Keyfi ve tutarsız olduğu
- Takdir yetkisinin kötüye kullanıldığı
- Mevzuata aykırı olduğu
- Somut delillere dayanmadığı
iddia edildi.
Dava dilekçesinde ayrıca, federal yönetimin kendi düzenlemelerini hatalı yorumladığı ve “önemli ölçüde uyumsuzluk” tespitine dayanak teşkil eden standartları yanlış uyguladığı vurgulandı.
Washington’dan sert yanıt
ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy ise kararı savunarak, fonların kesilmesinin kamu güvenliğini koruma amacı taşıdığını belirtti. Duffy, New York yönetimini “denetlenmemiş ve niteliksiz yabancı sürücülere karşı Amerikalıları koruyamamakla” suçladı.
Duffy açıklamasında, “Amerikan yollarında ailelere öncelik verilmelidir” ifadelerini kullanarak, eyalet yönetimine doğrudan mesaj verdi.
Hochul: “Bu karar siyasi”
New York Valisi Kathy Hochul ise Trump yönetiminin iddialarını reddederek, eyaletin CDL uygulamalarında federal kurallara tam uyum içinde olduğunu savundu.
Hochul, “New York, CDL düzenleme süreçlerinde her zaman federal standartlara uygun hareket etti. Önceki Trump yönetimi bile bunu yıllık olarak teyit etmişti,” dedi. Fon kesintisini “pervasız ve yasa dışı” olarak nitelendiren Hochul, bu adımın güvenlik değil siyaset kaynaklı olduğunu ifade etti.
Altyapı ve güvenlik riski
Dava dosyasına göre, kesilen 73 milyon dolarlık kaynak; eyalet genelinde yolların, köprülerin ve ulaşım altyapısının güvenliğini sağlamak için kullanılacaktı. Yetkililer, bu fonların gecikmesinin dahi sürücüler ve yayalar için risk oluşturduğunu belirtiyor.
Ayrıca New York’un, mevcut anlaşmazlığın devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda her yıl 147 milyon dolara kadar federal otoyol fonunu kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapılıyor.
Başsavcı James, “New Yorklular günlük yaşamlarını sürdürebilmek için güvenli yollara bel bağlıyor. Federal hükümet, bu fonları keyfi şekilde geri çekerek hem altyapıyı hem de ekonomiyi riske atıyor,” diyerek davanın önemine dikkat çekti.
Bu dava, yalnızca bir fon kesintisi meselesi olmanın ötesinde; göç politikaları, eyalet-federal yetki dengesi ve kamu güvenliği tartışmalarının kesiştiği kritik bir hukuki mücadele olarak öne çıkıyor.

