Hasan Çelik/New York
New York, pazar günü etkili olan yoğun kar fırtınasıyla zorlu bir sınav verirken, kentin simgelerinden biri yine sahnedeydi. Termometrelerin sıfırın altına yaklaştığı, rüzgârın keskinleştiği saatlerde Times Meydanı’nda bir karıştan fazla kar birikirken, “Çıplak Kovboy” lakaplı sokak performansçısı tüm koşullara rağmen gitarını eline alarak karda performans sergiledi.
Kent genelinde ulaşımda aksamalar yaşanırken, belediye ekipleri yolları ve kaldırımları açık tutmak için aralıksız çalıştı. Toplu taşıma hatlarında gecikmeler yaşandı, sürücülere zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları çağrısı yapıldı. Ancak New York’un kalbi sayılan Times Meydanı’nda, kar fırtınasının sert yüzüne rağmen turistik canlılık tamamen sönmedi. Kardan beyaza bürünen dev reklam panolarının altında toplanan meraklı kalabalık, soğuğa aldırmadan fotoğraf çekti, cep telefonlarıyla o anları kayda aldı.

Yazın kavurucu sıcaklarında da, kışın dondurucu soğuğunda da aynı görüntüyle karşılaşmak New Yorklular için artık şaşırtıcı değil. Ağustos aylarında asfaltın kızdığı, nemin nefes aldırmadığı günlerde de Times Meydanı’nda görülen Çıplak Kovboy, bu kez kar fırtınasının ortasında ortaya çıktı. Üzerinde her zamanki minimal kostümü, başında kovboy şapkası ve elinde gitarıyla verdiği kısa performans, kentin “her koşulda devam eden hayat” ruhunun sembolü gibiydi.
Turistler ve New Yorklular için bu görüntü, kış fırtınasının yarattığı olumsuzluklar arasında tebessüm ettiren bir an oldu. Bazıları için bu bir meydan okuma, bazıları içinse New York’un sınır tanımayan sokak kültürünün bir yansımasıydı. Kar yağışı altında çalınan gitar, soğuğun sertliğine karşı insan kalabalığının enerjisini diri tuttu.
Yetkililer, fırtınanın gün boyunca etkisini sürdüreceğini belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Buna rağmen Times Meydanı’nda ortaya çıkan bu sıra dışı performans, New York’un kriz anlarında bile kendine özgü ritmini kaybetmediğini bir kez daha gösterdi. Yaz sıcağında da kışın ortasında da aynı sahnede olan Çıplak Kovboy, kar fırtınasının ortasında bile New York’un değişmeyen yüzlerinden biri olarak objektiflere yansıdı.
