ABD – Federal savcılar, New York’ta gerçekleştiği iddia edilen bir terör saldırısı girişimiyle bağlantılı olarak Pensilvanya’nın Bucks County bölgesinde yaşayan iki genç hakkında Pazartesi günü resmi suç duyurusunda bulundu.
New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde açılan davaya göre, Middletown Township’in Langhorne bölgesinden 18 yaşındaki Emir Balat ile Newtown Township’ten 19 yaşındaki İbrahim Kayumi; kitle imha silahı kullanımı, patlayıcı kullanarak saldırı girişimi ve IŞİD’e maddi destek sağlama gibi ağır federal suçlamalarla karşı karşıya bulunuyor.
İddialara göre iki genç, Cumartesi sabahı Pensilvanya’dan New York’a gelerek, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ve eşinin resmi konutu olan Gracie Mansion yakınlarında düzenlenen Müslüman karşıtı bir protestoyu hedef aldı.
Pensilvanya eyaletinin Bucks County Doğumlu Şüpheliler Hakkında New York’ta Federal Suçlamalar Açıklandı
18 yaşındaki Emir Balat ve 19 yaşındaki İbrahim Kayumi, Manhattan’daki Gracie Mansion yakınlarında düzenlenen bir protestoya el yapımı patlayıcı cihazlar getirdikleri iddiasıyla federal suçlamalarla karşı karşıya kaldı.
Federal iddianameye göre şüpheliler, IŞİD’e maddi destek sağlamaya teşebbüs etme, kitle imha silahı kullanma ve patlayıcı madde taşıma suçlarından yargılanacak. Yetkililer, soruşturmanın devam ettiğini ve delillerin titizlikle incelendiğini belirtti.
Yetkililer, iki şüphelinin “IŞİD’den ilham aldığını” belirtirken, federal suç duyurusunda gençlerin radikalleşme sürecine ilişkin bazı ayrıntılara da yer verildi.
Mahkeme belgelerine göre Emir Balat’ın, tutuklandıktan sonra NYPD aracında taşınırken “Bu, peygamberin mübarek isminden bahsedildiğinde sessiz kalan bir din değil… Harekete geçiyoruz!” şeklinde bağırdığı iddia edildi.
Federal yetkililer ayrıca, bir görgü tanığının İbrahim Kayumi’ye neden böyle bir eylemde bulunduğunu sorduğunda Kayumi’nin yalnızca “IŞİD” yanıtını verdiğini aktardı.
Yetkililere göre Neshaminy Lisesi öğrencisi olduğu belirtilen Balat, tutuklandıktan sonra Miranda haklarından feragat etti ve “İslam Devleti’ne bağlılığımı ilan ediyorum. Öfkenizle ölün, kafirler!” ifadelerinin yer aldığı bir not yazdı. Suç duyurusunu hazırlayan FBI özel ajanı, belgede geçen “kuffar” kelimesinin İslam terminolojisinde “inanmayanlar” anlamına geldiğini ve söz konusu sloganın IŞİD propagandasında sıkça kullanıldığını belirtti.
Soruşturma dosyasına göre Balat’a, 2013 Boston Maratonu bombalamasını taklit etmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda, “Hayır, daha büyüğünü. Sadece üç ölüm oldu” şeklinde yanıt verdiği de iddia edildi.

Kayumi’nin ise sorgusunda, telefonundan IŞİD propagandası izlediğini ve planlanan saldırının örgütten “kısmen ilham aldığını” kabul ettiği öne sürüldü.
FBI’ın açıklamasına göre Balat’ın yaklaşık saat 12.15’te protestocuların bulunduğu alana attığı iddia edilen ilk cihazın, TATP (Triaseton Triperoksit) içerdiği doğrulandı. Halk arasında “Şeytanın Annesi” olarak bilinen bu patlayıcı, son derece uçucu yapısı nedeniyle uluslararası terör saldırılarında sıkça kullanılan bir madde olarak biliniyor.
Yetkililer, patlayıcı düzeneklerin kavanoz büyüklüğünde olduğunu, dış kısmına şarapnel etkisi yaratması için somun ve cıvatalar yerleştirildiğini ve koli bandıyla sarıldığını açıkladı.
Federal kolluk kuvvetleri ayrıca, saldırıdan yaklaşık bir saat önce George Washington Köprüsü üzerinden Manhattan’a giriş yapan ve Balat ailesi üyelerinden birine kayıtlı olduğu belirtilen araçta yapılan aramada hidrojen peroksit ve aseton kullanılarak TATP üretimine ilişkin el yazısı notlar içeren bir defter bulunduğunu bildirdi.
Olay, East End Avenue ile East 88th Street yakınlarında yaşanan gergin protestolar sırasında meydana geldi. NYPD Komiseri Jessica Tisch, Balat’ın ilk patlayıcıyı attıktan sonra Kayumi’den ikinci bir cihaz aldığını ve ikinci düzenek ateşlendikten sonra bir grup polisin yakınında yere bıraktığını söyledi. Balat’ın bu sırada NYPD memurları tarafından gözaltına alındığı belirtildi.
Mahkeme belgelerine göre Kayumi’nin annesi de aynı gün polisle iletişime geçerek oğlunun bir süre kayıp olduğunu bildirdiğini ve en son sabah saat 10.30 civarında gördüğünü ifade etti.
Emniyet yetkilileri, Balat’ın Türk kimliği ve Pensilvanya ehliyeti taşıdığını belirtirken, Kayumi’nin ailesinin ise yıllar önce Afganistan’dan ABD’ye göç ederek vatandaşlık aldığı bildirildi.
Her iki şüphelinin de federal gözaltında tutulduğu ve haklarında açılan davanın New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde devam edeceği açıklandı.
