Hasan Çelik/New York
“İsyan Maddesi” tartışması yeniden gündemde: New York’ta gerilim tırmanıyor
Demokrat Partili Zohran Mamdani’nin tarihi seçim zaferinin yankıları sürerken, Cumhuriyetçi Parti cephesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. ABD Kongresi’ndeki bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri, Mamdani’nin New York’un 111. Belediye Başkanı olarak yemin etmesini engellemek için yasal yollar aramaya başladı.
“Cumhuriyetçilerden Mamdani’ye Engel Hamlesi: ‘İsyan Maddesini ’ Yürülüğe Koymaya Hazırlanıyorlar”
Raporlara göre Cumhuriyetçi üyeler, ABD Anayasası’nın 14. Değişikliği’nin 3. Kısmı, yani kamuoyunda “İsyan Maddesi” olarak bilinen hükmü gündeme taşıdı. Bu madde, “devlete karşı isyan ya da ayaklanmaya katılan kişilerin kamu görevine getirilemeyeceğini” öngörüyor. Aynı madde, daha önce 6 Ocak Kongre baskını sonrasında Donald Trump’ın yeniden adaylığının tartışıldığı süreçte de gündeme gelmişti.
![]()
Mamdani Hakkında “Uygunluk” Tartışması
Cumhuriyetçi kanadın iddiasına göre, Mamdani’nin geçmişte bazı sol eğilimli siyasi hareketlerle bağlantılı açıklamaları ve Filistin yanlısı protestolara verdiği destek, “ulusal güvenlik riski” olarak değerlendirilmeli.
Bazı milletvekilleri, Adalet Bakanlığı’ndan Mamdani’nin vatandaşlık sürecini ve siyasi geçmişini incelemesini talep etmeye hazırlanıyor.
Henüz resmi bir dava açılmamış olsa da, kulislerde Mamdani’nin göreve başlamasının ertelenebileceği veya yemin töreninin yargı süreci tamamlanana kadar askıya alınabileceği yönünde spekülasyonlar artıyor.
![]()
Demokratlardan Sert Tepki
Demokrat Parti’den isimler ise bu girişimi “demokrasinin gaspı” olarak nitelendirdi.
New York Temsilcisi Alexandria Ocasio-Cortez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“New York halkı sandıkta konuştu. Seçimi kaybedenler şimdi halkın iradesini mahkeme salonlarında boğmaya çalışıyor. Bu, demokratik sürece açık bir saldırıdır.”
Benzer şekilde, New York Eyalet Valisi Kathy Hochul da Cumhuriyetçilerin girişimini “tehlikeli bir siyasi oyun” olarak tanımladı ve “Mamdani’nin göreve gelmesini engellemek, sadece bir kişiyi değil, milyonlarca New Yorkluyu cezalandırmaktır.” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçiler: “Bu Ulusal Güvenlik Meselesi”
Cumhuriyetçi milletvekilleri ise kendilerini savunarak, konunun kişisel veya partizan olmadığını, “ulusal güvenlik” ve “kamu düzeninin korunması” ile ilgili olduğunu ileri sürdüler.
Partinin önde gelen isimlerinden biri, Washington Post’a yaptığı açıklamada,
“Biz sadece New York’un lider koltuğuna oturacak kişinin ülkeye karşı sorumluluğunu sorguluyoruz. Bu kişisel bir mesele değil; anayasal bir yükümlülük,” dedi.
Ancak hukuk uzmanları, bu argümanın zayıf bir yasal dayanağa sahip olduğunu belirtiyor. Georgetown Üniversitesi’nden anayasa hukukçusu Prof. Elaine Marshall’a göre, 14. Değişiklik’in 3. Kısmı’nın Mamdani’ye uygulanabilmesi için fiilen bir isyana katıldığına veya devlete karşı eylemde bulunduğuna dair somut delil gerekmekte.
Tarihi Bir Hukuki Savaş Kapıda
Bu gelişme, New York tarihinin en büyük siyasi ve hukuki çatışmalarından birine dönüşebilir.
Mamdani’nin göreve başlaması 1 Ocak 2026’da planlanıyor, ancak Cumhuriyetçilerin yasal süreci hızla başlatması halinde, yemin töreni öncesinde federal düzeyde bir dava açılması olasılığı konuşuluyor.
Siyaset gözlemcilerine göre bu girişim, sadece Mamdani’nin geleceğini değil, ABD’de seçimle gelen yöneticilerin meşruiyeti konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirebilir.
Bazı yorumcular bu durumu, “Trump döneminden miras kalan kutuplaşmanın yeni cephesi” olarak tanımlıyor.
Sonuç: Sandığın Üstüne Gölge
Zohran Mamdani’nin zaferi, hem Amerikan şehir siyasetinde yeni bir dönemi hem de göçmen kökenli politikacıların yükselişini simgeliyordu. Ancak Cumhuriyetçilerin bu hamlesi, sandığın meşruiyetine dair yeni bir tartışmayı tetikledi.
Amerika’nın en büyük kentinde şimdi şu soru yankılanıyor:
“Halkın seçtiği bir lider, hukuki yorumlarla görevden alabilir mi?”
Cevap ne olursa olsun, bu süreç ABD demokrasisinin sınırlarını bir kez daha test edecek gibi görünüyor.
